ABD’nin İki Versiyonu ve Çok Kutuplu Dünyaya Doğru – Aleksandr Dugin

Rus siyaset bilimci, Neo-Avrasyacılığın ve Rus milliyetçiliğinin önde gelen temsilcilerinden olan Aleksandr Dugin’in 10 Kasım 2016 tarihinde Katehon Think Tank Youtube hesabında yayınlanan konuşmasının çevirisidir. Video yazının sonunda eklenmiştir. Çeviride atlanan kısımlar (***) işareti ile belirtilmiştir.


Aleksandr Dugin’in Konuşma Metni:

Bugünlerde, Donald Trump’ın şaşırtıcı zaferinden ve Hillary Clinton’ın Amerikan seçimlerindeki ezici yenilgisinden başka ciddi bir şeyi tartışmak pek mümkün değil. Bu olay, tüm dünya düzeni için farklı yönlerden analiz edilebildiğinden çok önemlidir. Her şey farklı anlamlara o kadar doymuş ki, neyle başlayacağınızı bilmiyorsunuz…

Tek Kutuplu Dünyanın Sonuna Doğru

Trump’ın ilk ve en başta yükselişi, tek kutuplu dünyaya belirleyici bir son veriyor. (***) Bu, tek kutuplu dünyanın sadece diğer ülkeler tarafından değil, Amerika’nın içinden de tasfiye edildiği anlamına geliyor. Dünyadaki haklar ve devletler, nihayet derin bir nefes alabilir. Küreselliğin saldırgan genişlemesi, tam merkezinde (Amerika’da) durdu.

Yeni çok kutuplu dünya, ABD’nin artık dünya düzeninin kutuplarından biri olacağı, güçlü ve önemli bir ülke olacağı, ama tek ülke olmayacağı ve daha da önemlisi eskisi gibi istisnai yetkilere sahiplik iddiası olmayacağı anlamına geliyor. Çok kutupluluk mücadelesinin başını çeken Putin buna imkan sağladı. 8 Kasım 2016, şahsen Rusya ve kendisi için en önemli zaferdi. Çok kutuplu düzene alternatif yok ve şimdi nihayet bu yeni dünya düzeninin mimarisini, savaş yoluyla değil barış yoluyla yaratabiliriz. Trump bunu beraberinde getirdi.

ABD’nin İki Versiyonu

Trump’ın zaferi, bugün Amerika’nın iki versiyonu olduğunu gösteriyor: Clinton’ın Amerika’sı ve Trump’ın Amerika’sı. Trump’ın Amerika’sı geleneksel ve muhafazakar, sağlıklı ve saygıya değer. Bu Amerika, küreselleşmeye ve liberal ideolojinin genişlemesine gür sesle “hayır” dedi. Gerçek Amerika, başkanını seçmiştir: Küresel liberal medyanın sahte propagandasına dayanamayan gerçekçilik Amerika’sı budur.

Trump’ın zaferi. (***) Bu sadece inancın gücü değil, gerçeğin gücüdür. Gerçeğin önemli olduğu konusunda ısrar eden Alex Jones, Trump’taki tam temsiliyeti gören Amerika’nın gerçek Amerika’daki esaslı konumunu ifade ediyor. ABD nüfusunun yarısından fazlası, ulusötesi seçkinlerin yalancı liberal küresel propagandasına değil, yalnızca kendisine inanıyor. Bu harika bir haber. Bu tür bir Amerika ile diyalog kurulabilir.

Alex Jones açıkça iddia ediyor: Trump’ın zaferi bir Amerikan devriminin başlangıcı. İnsanlar ulusötesi seçkinleri deviriyor. Bu bir ulusal kurtuluş mücadelesinin şafağıdır. Dünya hükümetinin ABD’nin boğazına doladığı ağların düğümü gevşetmiştir. Artık Amerika, küreselci-liberalist tarikata karşı dünyadaki diğer devletlerle aynı konumda olacaktır. Bugün hepimiz Amerikan halkıyla dayanışma içindeyiz.

Bu seçimlerden sonra, ABD küreselciler tarafından yönetildiğinde tamamen doğru ve haklı olan, ancak yeni durumda günceli açıklamayan basit boyuttaki Amerikan karşıtlığını bırakmalıyız. Eğer Amerika, Trump’un söz verdiği gibi, iç problemlerine odaklanır ve insanlığı yalnız bırakırsa, Amerika’dan nefret etmek için hiçbir sebep kalmaz.

(***)

Trump bu seçkinlere ait değil. O onlardan biri değil. Bu, küreselcilik karşıtı olan değerleri, yani muhafazakarlığı, Amerikalılığı ve Hıristiyanları – destekleyeceği anlamına gelir. Dünyanın geri kalanına yönelik politikaları farklı olacaktır.

Küreselci Ağlar Güç Kaybediyor

Avrupalı ​​liberalistler danışmanlarını kaybetti. Bir sonraki eşcinsel geçit töreninin nerede ve ne zaman yapılması gerektiğini sorduklarında sert bir Amerikan tepkisi alacaklar: “Go to hell.” (Cehenneme git.)

Küresel boyuttaki sayısız STK ve Rusya’daki yabancı ajanların küreselci uzantıları; daha fazla destek kaybedecekler. Bu durumda, Trump’ın Amerika’sına yardım etmek istiyorlarsa, Amerika’ya gidip yorulmadan çalışabilirler. Artık başka kültürlere ve geleneklere karşı çamur atmak ve onları aşağılamak için daha fazla fon ayrılmayacak.

Clinton’dan farklı olarak Trump, LGBT’yi, feminizmi ve postmodernizmi en son insani gelişme olguları değil, bir hastalık olarak görüyor. (***) Rusya’da zaten yasaklanmış bir örgüt olan Soros Vakfı, görünüşe göre yakın gelecekte ABD’nin kendisinde aşırılık yanlısı olarak tanınacaktır. Bütün bunlar ve daha fazlası Donald Trump’ın eseridir.

(***)

 

 

Turkau Çeviri

Turkau.com çeviri hesabıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı