Bütçe Açığı Ne Demek? Neden Oluşur?

Ulusal hükumetlerin harcamaları, vergi ve diğer kaynaklardan elde edilen gelirleri aştığında bütçe açığı ortaya çıkar. Bütçe açığı kavramı, işletme gelirleri ve giderleri olan herhangi bir kuruluş için geçerli olsa da, terim en yaygın olarak devlet bütçeleri için kullanılır.

Bütçe Açığı Bileşenleri

  • Gelirler: Ulusal hükümetler için, gelirin çoğu gelir vergileri, kurumlar vergileri, tüketim vergileri ve sosyal sigorta vergilerinden gelir. Sivil toplum kuruluşları ve şirketler için gelirler mal ve hizmet satışlarından gelir.
  • Giderler: Hükümetler için harcamalar, sağlık hizmetleri, altyapı, savunma, sübvansiyonlar, emekli maaşları ve genel ekonominin sağlığına katkıda bulunan diğer kalemlere yönelik devlet harcamalarını içerir. Sivil toplum kuruluşları ve şirketler için harcamalar, kira ve ücretler dahil olmak üzere günlük faaliyetler ve üretim faktörleri için harcanan tutarı içerir.

Bütçe Açığı Tanımı

Bütçe açığı, genellikle tek bir mali yıl boyunca ölçülen, giderler geliri (yani vergi ve diğer borç alınan gelir) aştığında ortaya çıkar. Kuruluşlar, işletmeler ve bireyler için bütçe açığı vermesi de mümkün olsa da bu terim devletler için ayrılmış olma eğilimindedir. Açık, her yıl ulusal borca ​​eklenir. Sonuç olarak, ulusal borç önemli ölçüde daha yüksek bir seviyeye ulaşır.

Bütçe Açığı Neden Olur?

Nispeten basit bir yanıtı vardır.

Ekonomik durgunluk veya yavaş ekonomik büyüme döneminde, hükümet para kaybeder. İşçiler işlerini kaybederlerse daha az vergi öderler, bu da hükümetin gelirinin darbe alması anlamına gelir. Ayrıca, aşırı veya sorumsuz hükümet harcamaları düşük vergilendirme seviyeleriyle birleştiğinde bütçe açığına da yol açabilir.

Hükümetin istihdamı ve toplam talebi artırmak için kasıtlı olarak bir mali açık yaratması da mümkündür.

Bütçe açıklarından bahsederken konjonktürel ve yapısal unsurları birbirinden ayırmamız gerekiyor. Basitçe söylemek gerekirse, ekonominin durumu açığı etkiler. Bir patlama anında vergiler yüksek ve borçlanma düşüktür. Bir durgunlukta durum tam tersidir. Döngüsel açık dediğimiz şey budur. Ancak, yapısal bütçe açığı, açığın ekonomiyle ilgisi olmayan kısmıdır ve bu nedenle ekonomi düzeldikten sonra yok olmayacaktır. Yapısal bir faktöre örnek, yaşlanan bir nüfus veya önemli düzeyde kurumlar vergisinden kaçınmadır. Yapısal bütçe açığı ölçülemez, bu da onun yerine onu tahmin etmeniz gerektiği anlamına gelir.

Bütçe Açığı Hakkında Çıkarımlar ve Sonuçlar

Göründüğünün aksine, bütçe açığı her zaman ekonomik sağlığın olumsuz bir göstergesi değildir. Bütçe açığının bazı etkileri aşağıda açıklanmıştır:

1. Toplam talebin artması: Bütçe açığı, vergilerde azalma ve hükümet harcamalarında artış anlamına gelir, bu da ülkenin toplam talebinde bir artışla ve ardından ekonomik büyüme ile sonuçlanır.

2. Bir durgunluk sırasında ekonominin canlandırılması: Bir durgunluk sırasında, ekonomi, daha düşük toplam tüketim ve talep ile birlikte özel sektörden yapılan yatırım harcamalarında bir düşüş yaşama eğilimindedir. Bir hükümet, etkili bir şekilde harcama yapmak için önlemler alarak durumla mücadele etmek için borç almayı ve bir bütçe açığı vermeyi seçebilir.

3. Devlet harcamalarını artırmak: Hükümet harcamaları altyapı, sağlık hizmetleri, beşeri sermaye, işsizlik yardımları, emeklilik programları vb. yatırımlar dahil olmak üzere birçok amaca hizmet eder. Bir ülkenin hükümeti, bütçe açığı vererek gelirlerinin izin verdiğinden daha fazlasını harcamayı seçebilir.

4. Maliye Politikası: Bir bütçe açığı, yabancı sermayeyi çekmek ve ekonomik büyümeyi artırmak için gelir ve kurum vergilerinin düşürülmesini (dolayısıyla hükümet için gelirin azaltılmasını) ve altyapı ve yatırımlara yönelik hükümet harcamalarının artırılmasını içeren genişlemeci bir maliye politikasını finanse etmek için kullanılabilir.

5. Gelecekte daha yüksek vergiler: Israrlı bir şekilde devam eden cari bütçe açığı, çoğu kez, hükümetin birikmiş borcu ödemek için gelecekte vergileri artırması gerekeceği anlamına gelir, çünkü vergiler hükümet için birincil gelir kaynaklarından biridir.

6. Daha yüksek faiz oranları ve tahvil getirileri: Büyük miktarlarda borç almak için, hükümetler genellikle yatırımcılara ve onlara borç veren uluslararası bankalara daha yüksek faiz oranları sunar. Yatırımcılar ve bankalar faiz ödemeleri yoluyla risk için tazminat talep ettiğinden, artan devlet borçlanması, daha yüksek faiz oranlarına ve tahvil getirilerine neden olur.

Referanslar

  • https://gocardless.com/guides/posts/what-is-a-budget-deficit/
  • https://economictimes.indiatimes.com/definition/budgetary-deficit
  • https://corporatefinanceinstitute.com/resources/knowledge/finance/budget-deficit/

Turkau Araştırma

Türk Aydınlanma ve Uygarlık Araştırmaları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer İçerikler:

Başa dön tuşu