Jeopolitikte Uygarlık ve Etnolojik Paradigma – Alexey Kharin

Rus Avrasyacı Think Tank internet sitesi katehon.com adresinde Alexey Kharin imzasıyla paylaşılan “The Civilizational and Ethnological Paradigm in Geopolitics” başlıklı makalenin geniş özeti:

Jeopolitikte Uygarlık ve Etnolojik Paradigma

Medeniyet paradigmasının ana kaynakları iki yazar grubunu içerir. Bu iki yazar grubu, geleneksel olarak, sosyologlar/filozoflar ve jeopolitikçiler olarak iki başlıkta gruplandırılabilir. Uygarlığı dünya siyasetinin aktörlerinden biri olarak tanımlamak için, yazarlar şu tür kategorilere atıfta bulunur: jeo-medeniyet, devlet-medeniyet ve medeniyet-devlet.  Medeniyet ile, belirli değerler temelinde kurulmuş ve belirli bir coğrafi bölgeyi kaplayan çok düzeyli sosyo-kültürel organizasyonların kompleksini anlamak gerekir. Devlet-medeniyetinde siyasal ve sosyo-kültürel sınırların çakıştığı olgusu anlaşılmaktadır. Bu devlet-medeniyetler, örneğin Hindistan ve Çin’dir. Jeo-medeniyet ise küresel politikanın ve uluslararası ilişkilerin konusudur. 

Medeniyet Yaklaşımları

Medeniyetin mevcut olması, medeniyet devletinin oluşması için en önemli ön koşullardan biridir. Eğer Rus araştırmacıları baz alırsak, jeopolitikte medeniyet analizinde dört ana yaklaşım vardır.

  1. «Değerler» (A. Dugin).
    Bu yaklaşım en yaygın olanıdır. Onun için medeniyet, ortak manevi değerler, üslup, psikolojik tutumlar ve tarihsel deneyim ile birleşen geniş ve istikrarlı bir coğrafi ve kültürel alandır. Bu alanların çoğu, dünya dinlerinin yayılmasının sınırlarıyla örtüşmektedir. Medeniyetin yapısı birkaç devlet içerebilir, ancak medeniyetlerin sınırlarının bireysel devletlerden geçtiği, onları parçalara bölen durumlar vardır. [1]
  2. «Etnolojik» (V. Tsymbursky).
    Dünya senaryosunda yeterince vurgulanmış coğrafi alana sahip devlet tarafından kontrol edilen bir grup millettir. V. Tsymbursky’nin medeniyetçi jeopolitiği, öncelikle, çekirdek ve çevre halkları arasındaki ilişkiyi ele almaktadır.
  3. «Kültürel-coğrafi» (S. Khatuntsev).
    Medeniyetlerin işareti genellikle bölgesel ölçütlerde görülür. SV Khatuntsev’e göre, mekanlar devam eder – dinler gelir ve giderler. Medeniyet olgusuna, gezegenimizde var olan “coğrafi bireyler” arasında “gelişim alanları” olarak ortaya çıkan ve faaliyet gösteren jeo-kültürel bir topluluk olarak bakar. Bu teoriyle, S. Khatuntsev, medeniyetin yaşamında dinin rolüne karşı değil; sadece tanımlayıcı rolüne dair kanıları eleştirir. [3]
  4. «Evrenselci» (A. S. Panarin).
    Bu yaklaşımın en belirgin temsilcisi A. S. Panarin’dir. Son çalışmalarında farklı bir medeniyet anlayışı geliştirmeye çalışmıştır. Buna göre medeniyet; yerel olmamalı, küresel bir karaktere sahip olmalı ve diğer medeniyetler için evrensel bir tasarım sunmalıdır.

Etnolojik Paradigma

L. Gumilev’e göre, etnik gruplar, (grupların kendi öz kimliklerine göre) farklı yapısallık nitelikler gösterir. Gumilev, bu doğrultuda “süper etnos” kavramına odaklanır. Ortak bir bilinç ve manevi akrabalık temelinde, bunu birçok ulusun birliği olarak tanımlar. Bu tasarım bir medeniyeti andırır. Etnosların ve medeniyetlerin yapıları biraz benzerdir. Bizler alt etnisite, etnisite ve süper etnik grupları vurgulayabiliriz. İkinci yaklaşım – medeniyet ve kurucu alt medeniyetlerdir. Birkaç uygarlık en büyük uygarlık birimini oluşturur; bu, mega uygarlık olarak adlandırılabilir. Etnik gruplar, medeniyetler gibi, belirli bir döngüden geçmektedir – yaklaşık 1500 yıllık evreler olarak ifade edilebilir. Gumilev, etnik yapıyı, tamamlayıcılık duygusu ile belirlenen diğer tüm benzer gruplara karşı çıkan ve tarihsel olarak düzenli şekilde değişen farklı türdeki stereotipik davranış biçimlerine karşı çıkan, istikrarlı, doğal olarak oluşturulmuş bir grup insan olarak anlar. [5]

Bir Medeniyetin Ölümü

Medeniyetlerin oluşum faktörleri çeşitli olduğu gibi; ölümü de farklı nedenlerle ortaya çıkar: Dış baskı, doğal afetler, manevi kriz, internal-iç huzursuzluk, tükenmişlik gibi. Herhangi bir medeniyetin ölümü, genellikle “değerlerden” ayrılmanın bir sonucudur.

Medeniyet, etnik kökene ilişkin olarak, burada toplumla tanımlanabilir: L. Gumilev “etnik köken” ve “toplum” kavramlarını ayırır. Çağdaş sosyologların – etnik ve bölgesel – başlıkları ile, iki ana türde topluluk yapısı ile ilgilendiklerini de bu doğrultuda ifade edebiliriz. İkincisi bir medeniyete bağlanabilir. Etnik gruplar ise, günümüzde bağımsız medeniyet yapıları olarak ve farklı medeniyetlerle birlikte uluslararası ilişkilerin aktörleridir.

Değişen Etnik Bileşenlere Karşın Uygarlığın Sabitliği

Etnik grupların birbirinin yerine geçebileceği, ancak uygarlığın daima yaşayacağı ifade edilmelidir. Çarpıcı bir örnek olarak Çin gösterilebilir. Kültürü yüzyıllar boyunca ve binlerce yıl boyunca var olmuş, etnik yapı ise yüzyıllar içinde değişmiştir. Aynı şey Hint uygarlığı için de söylenebilir. Bazı etnik grupların kaybı, süper etnik kökenlerin parçalanmasına yol açabilir, ancak bir medeniyetin yok olması her zaman söz konusu olmaz. Bazı insanlar bir medeniyet daire içerisinde yer alıp, değişerek ve gelişerek onu farklılaştırabilir.

Sonuç

Özet olarak, birkaç noktaya dikkat edelim. L.Gumilev’in jeopolitik çalışmalara büyük ölçüde katkıda bulunduğu görülür. Medeniyet paradigmamızın ana temsilcileri üzerinde önemli bir etkisi vardır. Gumilev’in ünlü tezini hatırlayalım: Arkadaş aramak gerekir; bu hayattaki temel değerdir. Bu yaklaşım, bir medeniyet paradigması için olduğu kadar, medeniyetler arasındaki diyalog fikrinin destekçileri için de kabul edilebilir bir düşüncedir. 

L. Gumilev yabancı bir kültürün benimsenmesi konusunda önemli bir uyarı yapmış ve kültürel köklerden ayrılma tehlikesine dair uyarmıştır: Kültürel köklerden koparak yabancı kültürü benimseme aşamasında olan insanlar, başka bir kültür kazanmadan öz kimliklerini kaybedeceklerdir. Etnik yaklaşım, medeniyetlerin oluşum ve bozulma faktörlerinin bazılarının açıklanmasına bu çerçevede yardımcı olmaktadır.

Referanslar

  1. Dugin A.G. The theory of a multipolar world.M., 2012. P. 464-465.
  2. Tsymbursky V.L. Conjuncture of the Earth and Time.Geopolitical and hronopoliticheskie intellectual inquiry.M., 2011.P. 56.
  3. Khatuntsev S.V. On the question of Huntington. URL: http://www.apn-nn.ru/539683.html (the date of circulation: 28. 05.2015).
  4. Panarin A.S. Orthodox civilization in a global world. M., 2003. S. 210.
  5. Gumilyov L.N. Ethnosphere: history of people and the history of nature, M., 1993. URL: http://gumilevica.kulichki.net/MVA/mva09.htm (the date of circulation: 28.05.2015).
  6. Yanov A.L. How on earth civilizations? // Russia in Global Affairs. 2006. № 5. URL: http://globalaffairs.ru/number/n_7415 (the date of circulation: 13.08.2013).

Makalenin özgün hali: https://katehon.com/1277-the-civilizational-and-ethnological-paradigm-in-geopolitics.html

Turkau Çeviri

Turkau.com çeviri hesabıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı