Koronavirüs ve Hibrit Savaş

Bu yazı orientalreview.org adresinde 2020/03/19 tarihli Leonid Savin imzalı “The Coronavirus And Hybrid Warfare” başlıklı yazının çevirisidir. Yazarı, Rus milliyetçisi ve Avrasyacı site olan Geopolitica.ru genel yayın yönetmenidir. Makale içerisinde geçen hibrit savaş ve melez savaş kavramları aynı anlama gelmektedir.


Koronavirüs ve Hibrit Savaş

Başlangıçta İranlı ve Çinli yetkililer koronavirüsün ABD askeri laboratuvarlarında yaratılan biyolojik bir silah olduğunu ilan ettiler. ABD medyası komplo teorilerini yayma ifadelerinin arkasındaki kişileri suçlamak için hızlıydı, ancak teorinin savunucuları daha fazla spekülasyon yapmaya başladı – sızıntı rastgele miydi yoksa her eylem kasıtlı mıydı?

Melez savaş gibi bir şey bağlamında (bir yandan, askeri operasyonları yürütmek ve siyasi hedeflere ulaşmak için oldukça spesifik bir kavram ve diğer yandan son yıllarda bir tür dolgu olarak kullanılan büyük bir terim), koronavirüs, hem Çin’in hem de diğer ülkelerin ekonomik büyümesini zayıflatmayı amaçlayan bir strateji ile ilişkilendirilmiştir. ABD içindeki pandemi bile komplo teorisyenleri tarafından cumhurbaşkanlığı seçimleri arifesinde Donald Trump’a karşı ulusötesi sermaye tarafından bir komplo olarak yorumlandı.

Bu spekülasyonları bir kenara bırakırsak, pandeminin salgını hala savaş olarak kabul edilebilir, ancak terimin rasyonel olarak ele alınması gerekir. Çin’de pandemi ile mücadele için alınan önlemler tamamen mantıklı ve yeterli görünüyor – sorulan ilk soru kimin suçlanacağı değil, ne yapılması gerektiğiydi. ABD askeri katılım suçlamalarının ancak kriz geçtikten ve insidans ve ölüm oranlarının düşmeye başlamasından sonra ortaya çıkması tesadüf değildir.

Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki vatandaşları izleme sistemi iyi geliştiğinden ve Konfüçyüs yetkililerine itaat etme zihniyeti enfekte olanları tanımlamaya ve izolasyon için doğru koşulları yaratmaya yardımcı olduğundan, yayılmayı nispeten hızlı bir şekilde yerelleştirmek mümkün oldu. İran ve bazı Avrupa ülkeleri için söylenebilir. Ulusların farklı zihniyetlerinin yanı sıra, dayanışma ve yardım etme isteği (veya yokluğu) gibi yönler dünyaya açıklandı. Tüm bu faktörler kriz durumlarında ve askeri çatışmalarda çok önemlidir. Bu nedenle, virüslerin bu tür tehditlerle karşılaştırılmasının iyi bir nedeni vardır: Tarihsel bir bağlamda, çeşitli salgınlara ve benzer fenomenlere karşı mücadele mecazi bir savaş – açlığa karşı savaş, alkolizme karşı savaş vb. düşüncesi. 

Mevcut kriz tipik olmadığından, geleneksel olmayan bir savaş biçimi ile karşılaştırma tamamen haklıdır. Bu bağlamda “Koronavirüsle savaşmak ve gelecekteki biyolojik silahlara karşı koymak için hibrit savaş yenilgi mekanizmalarını kullanmak. Yeni bir yaklaşım.”

Küçük savaşlar, terörizm ve kentsel savaş gibi belirli çatışmalarla ilgilenen bir ABD yayınının web sitesinde yer aldı. Makalenin yazarı hem Afganistan’da hem de Irak’ta görev yapmış bir ABD Ordusu Subayı. Bir tehdit ölçeğinde, koronavirüsü milisler (solda – geleneksel çatışmalara en yakın) ve gerillalar (sağda – geleneksel olmayan savaş olarak sınıflandırılır) arasına yerleştirir. Aralarındaki fark, spektrumun en solunun doğru istihbarat verileri ve tüm savaş kurallarına uyumu ile karakterize edilmesidir, sağ tarafta (en uzak sağ terörizmdir), verilerin kalitesi çok düşüktür ve Savaş kuralları gözetilmez, bu durumun anlaşılmasını ve herhangi bir eylemin gerçekleştirilmesini önemli ölçüde zorlaştırır. Bulaşıcı hastalıklar söz konusu olduğunda:

“Virüsün kendisi hibrit bir tehdit olarak kabul edilirse, bu tehditle mücadele etmek için kullanılacak araçları tanımlamak için karakteristiklerinin tanımlanması gerekir. Enfeksiyon insanlar tarafından taşındığı ve yayıldığı için, özellikle dikkat edilmesi gereken bir alan insanların hareketidir. Dolayısıyla mesele uygun izolasyon ve karantina önlemleridir.”

Askeri konuşmada, düşmanı yenmek, birleştirilebilecek belirli operasyonlar yürütmek anlamına gelir. Yıpratma, silahlı kuvvetleri daha avantajlı yerlere ve düşman kuvvetlerini kurtarabileceklerinden daha hızlı yok etmek için daha avantajlı zamanlarda yerleştirmek anlamına gelir. Bunu bir pandemi gerçeğine uygulamak, karantina koşullarına uymak için önlemler anlamına gelir. Ve her şeyden önce, sorumlu bir yaklaşımı, yani kasıtlı öz izolasyonu ifade eder. Sosyal öz-izolasyon sadece bir reaksiyonsa, ezici izolasyon viral bir enfeksiyonun yayılmasına karşı proaktif bir önlem olabilir.

İkinci operasyon, düşmanın inisiyatifi ele geçirememesi için koşulları hızla değiştirmeye çalışmakla alakalıdır. Koronavirüs düşmansa, o zaman küçük kümeler halinde izole edilmesi gerekir – yani okulları, kreşleri, üniversiteleri, müzeleri, genel olarak halka açık yerleri ve ayrıca sınırları sınırlayarak ve ulaşım ağlarını kısıtlayarak. Buna paralel olarak testler yapılmalı ve ek tıbbi yardım hizmetleri oluşturulmalıdır. Belirli önlemlerle bağlantılı olarak toplanma özgürlüğünü önlemek için özel sayısallaştırılmış kamusal alanlar oluşturulmalıdır.

Üçüncü işlem parçalanmadır. Savaşta bu, kitle ateşinin hedefler üzerindeki yıkıcı etkilerini ifade eder. Bir pandemi için aşıdır. Bu aslında en etkili yöntemdir ve aynı zamanda uygulanması en basit yöntemdir. Ancak henüz bir aşı yoksa ne yapmalı? Yeterli mühimmat olmadığında savaşta hangi önlemler kullanılmıştır? Bu karmaşık bir konudur, ancak aynı zamanda gecikmeden çözülmelidir. Ateş gücünü değiştirebilecek başka araçlar da kullanılmalı veya öncelikli olarak gerekli sayıda bomba ve mermi üretilmeli (üçüncü bir taraftan satın alınmalı / ödünç verilmelidir). Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’in pandemi sorununa yanıt verememesi önemlidir.

Dolayısıyla, küresel yönetişim planı ile ilgili bir sorun var. Deneyim küresel ölçekte uygulansa bile, yerel egemen kararlar daha etkili görünüyor.

Pandemiye karşı askeri güç kullanma konusunda farklı bir görüş, emekli Donanma Amiral ve pandemiye Bloomberg web sitesinde yayınlanan bir makaleyle (https://www.bloomberg.com/opinion/articles/2020-03-14/coronavirus-war-planning-for-the-next-pandemic-must-start-now) tepki veren eski NATO Yüksek Müttefik Komutanı James Stavridis tarafından ortaya konuldu (14 Mart). Elbette ABD ordusuna, Haiti’de koleranın yayılmasıyla mücadeleye katıldıkları için ve Amerika’nın Ebola’nın Batı Afrika’da yayılmasını önlemedeki rolünden ötürü övgüde bulunuyor. Bununla birlikte, önemli ölçüde, Wuhan’da bir hastane kurmayı başaran Çin ordusuna da övgüde bulunuyor. Stavridis, Çin’den ders almamızı ve Pentagon’u aynı prensiplerle yeniden düzenlememizi istiyor – ABD ordusu sivil görevlere hızla geçebilmeli, bölümler arası işbirliği yapmalı ve özellikle konuyla ilgili kilit kuruluşlarla koordinasyonun ayrıntılı olarak geliştirilmesi ve uygulamaya koyulmasını sağlamalı.

Savaş koşulları ile bir karşılaştırma, uzun vadeli bir stratejinin, yani müteakip barış koşullarının konumundan da düşünülebilir. İkinci Dünya Savaşı sırasında, ABD önümüzdeki on yıllar için kendi kurallarını oluşturmaya ve Marshall Planını kullanarak etkisini artırmaya çalıştı ve şimdi Federal Rezerv Sistemi anahtar oranını düşürüyor ve milyarlarca ekstra dolar basıyor – kesinlikle hiçbir şey tarafından desteklenmeyen küresel banknot kütlesi. Bunlar eski yöntemlere benzer, ancak bu yeni koşullar altında çalışacaklar mı?

Leonid SAVIN

Turkau Çeviri

Turkau.com çeviri hesabıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı