Türk Dünyası

Boy Devletleri Bağlamında Azeri Demek Doğru Mu?

Hazar Denizi’nin doğusunda bulunan ve sonu -istan ile biten Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tataristan, Başkurtistan gibi ülkeler, boy adlarına göre adlandırılmıştır. Ülkeler homojen olmamakla beraber, bugünkü sınırlar dahilinde ülke adında geçen boy adı, ülke sınırları içerisindeki en fazla nüfusa sahip olan boyun adıdır.

Tarihte; Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Tatar, Başkurt gibi Türk boyları vardır ve Türk tarihinin büyük bir bölümünde (özellikle İslam öncesi dönemlerde) Türk devlet yapılanmalarının çoğunlukla boy temelinde örgütlendiği görülmektedir. İslam sonrası devirde dahi; Hazar Denizi’nin doğu kısmındaki Türkler arasında boy teşkilatını sürdürmeye devam eden devlet teşkilatları söz konusudur.

Bu doğrultuda, bugünkü boy adlı Türk Cumhuriyetlerinin, farklı boyların farklı devletlerde yaşadığı ayrıntısını da şerh olarak düşmek suretiyle, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tataristan, Başkurtistan vb. isimlerle anılmasında tarihi açıdan bir mahzurunun olmadığı görülebilir. Aynı biçimde Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Tatar, Başkurt gibi boy adlarını kullanmakta da tarihî açıdan bir beis yoktur.

Bu terimler tek başına Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Tatar, Başkurt (ve diğer boy isimleri) olarak veya Türkmen Türkü, Özbek Türkü, Kazak Türkü, Kırgız Türkü, Tatar Türkü, Başkurt Türkü gibi biçimlerde kullanılabilir; kavramsal olarak bu tabirler uygundur.

İstisna: Azerbaycan, Boyun Değil Coğrafyanın Adı

Bu noktada, sonu -istan ile biten Türk devletlerinden farklı olarak Azerbaycan adı istisnaidir. Azerbaycan adı, bir boy adına değil coğrafya adına nispetle verilmiştir; bir coğrafyayı ifade etmektedir.

Bugünkü Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ve İran’ın bilhassa kuzey kesiminde yoğun bir Türk nüfusu yaşamaktadır. Günümüzde yaygın bir şekilde yanlış olarak Azeri kelimesi ile tanımlanan bu kitleler, Türktür. Ancak Azeri kelimesi esasında bir Türk boyunun adı değildir. Azeri kelimesinin ve adlandırmasının kaynağı olarak muhtelif kaynaklarda farklı köken ve tarihler belirtilmekle beraber; bölgedeki Türklere yönelik bu adlandırma, tarihî Fars ve Rus jeopolitikalarının ürünüdür. Temelinde, kritik jeopolitik konumları nedeniyle Türkiye ile yakınlık göstermelerine dair çekince yatmaktadır.

Azerbaycan Türklerinin mücadelesinde önemli yere sahip olan politik ve entelektüel isimlerinin ekseriyeti, Azeri sözcüğünü kullanmamış, aksine bu kimlik tanımlamasına karşı çıkarak Türk olduklarını ifade etmişlerdir. Bu, hem bugünkü Azerbaycan Türklerinin, hem de İran devleti sınırları içerisindeki Türklerin -önde gelen siyasi/entelektüel şahsiyetleri- için geçerlidir. Bahtiyar Vahapzade’nin şu dörtlüğü “Azeri” kimliğine dair söz konusu tepkiyi sert bir şekilde dile getirmektedir:

Qurdlar olar çobanların qoyunu,
İtdən öyrənərsə o öz soyunu,
“Azərilik” komunizm oyunu,
Azəri deyilik Türk oğlu Türk’ük!

Türk Dünyasına dair konuşurken boy isimlerini zikretmekte hiç bir tarihî hata olmamakla beraber, bir boy adı olmayan “Azeri” kelimesi bu kapsamın dışında kalmaktadır. Azerbaycan, -bir coğrafya adı olarak- ülkenin adı haline geldiği için, Azerbaycan’daki Türkler; “Azerbaycan Türkleri” olarak, burada konuşulan dil de Türkçe’nin bir kolu olarak “Azerbaycan Türkçesi” şeklinde ifade edilebilir.

Anayasada da “Azeri” Yok

Ayrıca günümüzde Azerbaycan Anayasası’nda resmî olarak Azeri adlandırması söz konusu değildir. 2019 güncel Azerbaycan Anayasası’nda halk ve devlet dili için şu ifadeler yer alır: “Azerbaycan Cumhuriyetinde devlet haki­mi­ye­ti­nin yegane kay­­nağı Azerbaycan halkıdır. / Azerbaycan Cumhuriyetinin devlet dili Azerbaycan dilidir. Azer­baycan Cumhuriyeti, Azerbaycan dilinin gelişmesini sağlar.”

Azeri Adlandırması Yanılgısının Kaynağı

Akademisyen Ramin Sadıgov, Azeri kimliğine dair şu bilgileri aktarmaktadır: “Azeri kelimesinin etimolojisini araştırdığımızda şu gerçek çıkıyor karşımıza; eskiden Adari adlı İran dilli bir etnik grup 17. yüzyıl başlarına kadar bugünkü İran’ın doğu (Hazar kıyısı) kısımlarında Erdebil ve Zencan civarında yaşamıştır. 17. yüzyılın başlarına kadar var olmuş bu etnik grubun konuştuğu dil, tek bir dil olmayıp, bölgedeki yerel dillerin karışımı şeklinde, daha çok bugünkü Zazaca ve Talışçaya yakın olmuştur. Fakat 11. yüzyılda İran bölgesine Oğuzların gelişiyle beraber dil ve dili kullanan o etnik Adari (Azeri) halk kaybolmaya başlamış, İran tamamen Türk etkisinde kaldıktan sonra ise tamamen ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla bugün Kuzey ve Güney Azerbaycan’da halk Türk’tür, Azerbaycan Türkleridir. Kaybolmuş İran dilli Azeri etnik grubuyla alakası yoktur. Azerbaycan 1828’de 2’ye bölününce kuzeydekilere hiçbir zaman Azeri denmemiş, Kafkasya Tatarları, Tatarlar, Azerbaycan Türkleri ve en sonda SSCB’de Azerbaycanlılar denmiştir. Azeri, Fars rejiminin güneydekileri adlandırması böylece Anadolu’ya da geçmiş haldir.”

Özetle, kavramsal bağlamına göre Kırgızistan, Kırgızistan Türk Cumhuriyeti, Kırgız Türkü, Kırgız Türkleri, Kırgızlar, Kırgızistan Türklüğü gibi ifadeler kullanılabilir, aynı şekilde diğer boy adları için de kullanılabilir.

Azerbaycan’da ise bu durum farklılık gösterir. Azeri veya Azerice sözcüklerini kullanmak hatalıdır. “Azerbaycan Türkleri, Azerbaycan Türkçesi, Azerbaycan Türk Dili” şeklindeki ifadeler tercih edilmelidir; resmi bağlama göre Azerbaycan Dili, Azerbaycan halkı ifadeleri de kullanılabilir.

Dolayısıyla günümüzdeki Türk Devletlerine ve boy adlandırmalarına dair görüş bildirirken bu hususlara dikkat edilmesi ve “Azeri” sözcüğünün diğer Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Tatar, Başkurt gibi gerçek boy adları ile karıştırılmaması gerekir.

(Bu yazıdaki bakış açıları; Turkau'nun genel görüşlerini ve ilkelerini yansıtmayabilir.)

Mustafa Sarıkaya

Gazi SBKY | SDÜ SBKY YL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu