Yusuf Akçura

Tatar Türkü kökenli bir aydın, siyasetçi ve tarihçi olan Yusuf Akçura (1876–1935), Türkçülük akımının en önemli kuramsal mimarlarından biri olarak, imparatorluktan ulus devlete geçiş sürecinde entelektüel ve siyasi bir pusula görevi görmüştür. Askeri eğitimini yarıda bırakıp Fransa’da siyasal bilgiler eğitimi alarak fikir dünyasını olgunlaştıran Akçura, 1904 yılında yayımladığı ve Osmanlıcılık ile İslamcılık politikalarının görece fonksiyonunu yerine getirememiş olmasına istinaden Türkçülüğü temel kurtuluş reçetesi olarak sunduğu “Üç Tarz-ı Siyâset” adlı eseriyle Türk milliyetçiliğinin manifestosunu yazmıştır. İttihat ve Terakki dönemi, Millî Mücadele yılları ve Cumhuriyet’in ilk dönemindeki yoğun faaliyetleriyle; Türk Yurdu dergisindeki yayıncılığı, Türk Ocağı ve Türk Tarih Kurumu gibi kurumların kuruluşundaki öncü rolü ve meclisteki çalışmalarıyla Türk modernleşmesine derin katkılarda bulunmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün güvenini kazanarak eğitim ve tarih çalışmalarında kritik görevler üstlenen Akçura, sadece bir siyaset adamı değil, aynı zamanda ulusal bir tarih bilincinin oluşmasında, milli burjuvazinin teşvik edilmesinde ve Türkçülüğün sistemli bir ideolojiye dönüşmesinde anahtar rol oynayan, ardında büyük bir düşünsel miras bırakmış çok yönlü bir devlet adamıdır.





