Ekonomi & Siyaset Bilimi

Max Weber’in Otorite Tipleri

Max Weber, otoriteyi meşruiyet temelinde sınıflandırmıştır. Otorite, (bir şey yapma ve vatandaşlardan bağlılık talep etme) Weber’in meşruiyet olarak adlandırdığı mefhuma dayanmaktadır. Üç tür otorite tipi vardır: Bunlar, geleneksel, karizmatik, yasal-rasyonel otoritedir.

Geleneksel Otorite Nedir?

Geleneksel Otorite: İlk otorite tipi, geleneksel otorite olarak adlandırılır, bu otorite tipi uzun süredir kurulmuş olan gelenek ve göreneklere dayanmaktadır. Yani, bir topluluğun fertleri, atalarının aynı şeyi yapması ve doğal olarak geleneği ihlal edememeleri nedeniyle belirli bir otoriteye saygı gösterirler. Geleneksel otoritenin bir yönü, bu otoritenin arkasında herhangi bir yasal yaptırım bulunmamasıdır. Geleneksel otoritenin faaliyetlerinin örnekleri tarih sayfalarında bulunabilir. Weber, antik dönemde ve hatta orta çağlarda birçok siyasi sistemde geleneksel otoritenin var olduğunu söylemektedir. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde Suudi Arabistan, Kuveyt ve Fas’ın yönetim sistemi, geleneksel otorite ve kalıtsal sistem örnekleri sunmaktadır. Bazı sanayileşmiş ülkelerde de, kalıtsal sistemler hâlâ geçerlidir. Bu ülkeler İngiltere, İspanya, Belçika ve Hollanda’dır. Britanya’nın yazılı bir anayasası yoktur, ancak geleneklere, sözleşmelere vb. dayalı bir anayasal sistem veya çerçeve vardır.

Karizmatik Otorite Nedir?

Karizmatik Otorite: Weber’in tanımladığı ikinci meşruiyet kaynağıdır. İnsanlar otoriteye itaat eder ya da esas olarak otoritenin sahip olduğu karizmadan dolayı sadakat gösterirler. Birey, kişiliğinin ya da karizmasının tonuyla insanların zihninde muazzam bir etki yaratır. İktidarı olan tüm bireyler veya erkekler böyle bir kişilik veya karizmaya sahip değildir. Tarihin sayfalarını açarsak, Hitler, Mussolini, Napolyon, Humeyni ve Fidel Castro gibi isimlerin de karizmatik güce sahip olduğunu göreceğiz. Karizma o kadar güçlüdür ki, insanlar gücün yasal yönlerine eğilmezler. Karizmanın yardımıyla “otorite”, gücü kullanır ve insanlar bunu kabul eder. Karizmatik otorite her zaman yasalarla desteklenmez. Karizma Tanrı’nın özel bir niteliği veya armağanıdır. Gerçekte, hangi otoritenin sadece karizmatik / yasal otorite olduğu her zaman açık değildir. Hitler ve Mussolini rejimleri buna örnektir. Hitler, Mussolini gibi isimler siyasi gücü ele geçirdikten sonra karizmanın yardımıyla iktidarda kaldılar.

Yasal-Rasyonel Otorite Nedir?

Yasal-Rasyonel Otorite: Weber’in son otorite sınıflandırması yasal/rasyonel otoritedir. Hemen hemen tüm modern devletlerde bu tür bir otorite söz konusudur. Yasaldır çünkü resmi otorite, anayasanın mevcut yasaları tarafından desteklenmektedir. Görevlerin ve yetkilerin, kanunla açıkça tanımlanması rasyoneldir. Güç ve görev de açıkça belirtilmiştir. Rasyonel-yasal otorite, emir verme ve uyulma hakkının açık bir şekilde tanımlanmış şeklidir. Yasal rasyonel otoritenin ana fikri, otoritenin sahibinin emir verme veya karar alma hakkına ve aynı zamanda bunları uygulama yetkisine (kanunla onaylanmış) sahip olmasıdır. Her şey yasallıkla temellendirilir. Yasal-rasyonel otoritenin önemli bir özelliği, kendi isteği doğrultusunda yasalara aykırı hiçbir şey yapamaz veya herhangi bir karar veremez. Yetkilinin yapmak istediği her şey yasal dayanağa sahip olmalıdır. Yasal-rasyonel otoriteye bir tür sınırlı hükumet adı verilebilir. Siyasi literatürde John Locke böyle bir hükumet modeli ortaya koymuştur. Daha sonra yasal otorite, liberal hükumet biçiminin temelini atmıştır. Yasal-rasyonel otoritenin ana teması akılcılık ve hukuktur.

(Bu yazıdaki bakış açıları; Turkau'nun genel görüşlerini ve ilkelerini yansıtmayabilir.)

Mehmet Demir

Hacettepe Ü. | Yönetim ve Organizasyon üzerine çalışır.

Bir Yorum

  1. Max Weber der ki: “Karizmatik lider sürekli başarılı olmak zorundadır. Eğer başarısı sekteye uğrar ve takipçilerinin çıkarlarını korumaya devam edemezse karizmatik otorite kaybolur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu