Mimar Kemaleddin
Mimar Kemaleddin Bey (1870–1927), Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını birbirine bağlayan, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın en önemli temsilcisi ve büyük bir Türk milliyetçisi olarak mimarlık tarihimizde müstesna bir yere sahiptir. İstanbul’da başlayan eğitimini Berlin’de aldığı derin teknik tecrübeyle birleştiren sanatçı, geleneksel Osmanlı ve Selçuklu mimari öğelerini modern tekniklerle sentezleyerek “ulusal” bir üslup geliştirmiştir. 1908’de Türkiye’nin ilk meslek odası olan Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyeti’ni kurması, meslek bilincinin yerleşmesinde dönüm noktası olmuş; Evkaf Nezareti bünyesindeki çalışmalarıyla başta İstanbul olmak üzere geniş bir coğrafyada tarihi yapıların restorasyonu ve yeni kamu binalarının inşasında görev almıştır. Kudüs’teki Mescid-i Aksa restorasyonundan Cumhuriyet’in yeni başkenti Ankara’daki Gazi Eğitim Enstitüsü ve TCDD binalarına kadar pek çok eseriyle milli mimarinin imzasını atan Mimar Kemaleddin; Tayyare Apartmanları, İstanbul’daki Vakıf Hanları ve son eseri olan Ankara Evkaf Apartmanı gibi yapılarla estetik ve işlevselliği birleştiren özgün bir kimlik ortaya koymuştur. Mimari üzerine notlarını içeren düşünceleri bugün hâlâ rehber niteliğinde olan, 20 TL banknotlarının üzerinde portresi yer alarak Cumhuriyet’in modernleşme sürecindeki mimari katkıları onurlandırılan Mimar Kemaleddin, bir yandan tarihsel mirası korumaya çalışan bir restoratör, diğer yandan genç Cumhuriyet’in çehresini şekillendiren bir öncü olarak 1927 yılında Ankara’da vefat etmiştir.
“Türk mimarlığında Mimar Kemal Bey’i unutmamak lazımdır. Bütün genç mimarların Türkçü olmasında mumaileyh’in büyük bir tesiri vardır.”
Ziya Gökalp






