Süleyman Hüsnü Paşa
Süleyman Hüsnü Paşa (1838–1892), Osmanlı askerî bürokrasisinde müşirlik görevine kadar yükselen, aynı zamanda eğitmen ve yazar kimliğiyle Türkçülük fikriyatının ilk kurucu isimleri arasında kabul edilen çok yönlü bir devlet adamıdır. Eğitimini Mekteb-i Harbiye’de tamamladıktan sonra askerî ve ilmî alanda çalışmalar yürüten Paşa, Avrupa merkezli tarih anlayışının Türklük ve İslamiyetten uzak yapısını eleştirerek kaleme aldığı Târih-i Âlem gibi eserleri ve İlm-i Sarf-ı Türki gibi dil çalışmalarıyla millî bir eğitim bilincinin inşasına öncülük etmiştir. Hunlar ile Çinlilerin bahsettiği Hiyong-Nuların aynı Türk topluluğu olduğunu tespit eden ilk isimlerden biri olması, onu Türk tarihçiliğinin öncüleri arasına yerleştirmiş; Ziya Gökalp tarafından Ahmet Vefik Paşa ile birlikte “Türkçülüğün ilk fikir babaları” arasında anılmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki Şıpka Geçidi kahramanlığıyla büyük ün kazanmasına rağmen, savaşın ardından maruz kaldığı yargı süreci ve idam kararı sonrasında cezası sürgüne çevrilerek Bağdat’a gönderilmiş ve yaşamının son 14 yılını burada sürgün olarak geçirmiştir. Devletin resmî kimliğini “Osmanlı”, milletin kimliğini ise “Türk” olarak tanımlayan ve ömrünü askerî, ilmî ve dil üzerine çalışmalarla geçiren Süleyman Hüsnü Paşa, Türk milliyetçiliği düşüncesinin fikrî köklerini oluşturan müstesna şahsiyetlerden biri olarak tarihe geçmiştir.



